pamukkale, pamukkale gezisi, pamukkale turu, travertenler, kırmızı su, karahayıt, pamukkale gezisi, hierapolis

Son yıllarda seyahat acentelerinin tur programlarında göremediğim ama geçmişte birkaç günlük tatillerde tur programlarının vazgeçilmezi olan Pamukkale Turlarını aklımdan çıkaramıyorum. Popülerliğinin azalmasında birçok etken sayabilirz. Medyada çıkan travertenlerin içler acısı durumu bu olayı negatif etkilemiştir. Fakat bana kalırsa karşılaştığım manzara eskiye göre daha iyiydi. Bu anlamda tanıtıma biraz önem verilirse eski popülerliğine kavuşacağına hiç şüphem yok. Yine de hatrı sayılır düzeyde ziyaretçisi olduğunu söylemeliyim. Kitlesel olarak az olsa da münferit ziyaretçiler burayı canlandırmaya devam ediyor.

Peki Pamukkale deyince aklımıza sadece o beyaz pamuk gibi görünen kaya kütlesi ni görmek mi gelmeli? Hayır tabii ki, ben bir yere gidildiğinde sadece tek bir obje görmek yerine yakınlarında daha neler var acaba diyerek zenginleştirilmiş gezilerin daha anlmlı olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden burayı da bir bölge olarak değerlendireceğim ve aktaracağım.

Pamukkale Traverteni dediğimiz oluşumun bulunduğu Karahayıt’da bulunan diğer görülmesi gereken noktalar: Kırmızı Su, Hierapolis Antik Kenti, Antik Havuz, Müze.

Öncelikle traverten ne demektir ondan bahsetmek istiyorum. Traverten; Basınç altında, bünyesinde erimiş karbon dioksit bulunan yeraltı suları, geçtikleri bölgelerdeki kalsiyum karbonatı (CaCO3) eriterek taşır. Suyun aniden açığa, basınçsız ortama çıkması ve karbondioksitin uçması ile, suda erimiş bulunan kalsiyum karbonat çok ince katmanlar halinde kayaların üzerine çöker. Bu birikim zamanla yastık gibi yumuşak hatları olan travertenleri oluşturur. Pamukkale dışında benim gözümle gördüğüm bir diğer Traverten oluşumu ise; Bolu Akkayalar Traverteni’dir. Yolu düşenler burayı da görebilirler diye eklemeden edemedim.

Pamukkale Travertenleri

Yüzyıllardır bu şekilde akan sıcak su kaynakları bu güzelliği oluşturmuştur. Bu güzelliği korumak için bazı alanlara bazı dönemlerde ziyaretçilerin girişine izin verilmemektedir. Çünkü ilk çıktığında yumuşak olan beyaz çökelti zamanla hava ile temas ederek sertleşerek kaya olşumuna dönüşmektedir. Suyun dönemsel olarak azalması da bu oluşum için negatif etki yapmaktadır. Su değmeyen yerler zamanla rengini kaybederek sararmaya başlamaktadır.

Nasıl Giderim?

Öncelikle İstanbul’dan çıkışları baz aldığım için kimse alınmasın :) İstanbul’dan kendi aracı ile yola çıkacaklar için tavsiyem ki benim de genellikle Ege Bölgesi için yola çıktığımda yaptığım Arabalı Feribot yolculuğu olacak. Önceden planlı bir gezi yapacaksanız hem yakıt gideriniz, hem araç yıpranmanız hem de sizin direksiyon başında yaşayacağınız yorgunluğu azaltmış oluyorsunuz. Maddi olarak ya başabaş ya da daha karlı oluyor. Yenikapı-Bandırma Arabalı feribotu ile sabah ils seferle gemiye binip ikibuçuk saat sonra Bandırma’dan aracınızla yola koyulduğunuzda yajlaşık 4,5 saat sonra Pamukkale’ye ulaşabiliyorsunuz. İdo Biletleri de uçak bileti mantığında doldukça fiyat arttığından önceden planlamak daha ucuz olacaktır. İncelemek için tıklayınız.

Uçakla gitmek isteynler için ise: İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanı’ından tarifeli seferler bulunmaktadır. Denizli Çardak Havalimanı, Pamukkale arası araç ile yaklaşık 1 saat sürmektedir. Araç kiralama en mantıklı olanı. Uçak Biletlerine göz atmak için tıklayabilirsiniz.

Nerede Konaklayabilirim?

Bölgede konaklama imkanları oldukça zengin. Bana sorarsanız; Travertenlerin bulunduğu bölgenin hemen birkaç kilometre uzağında bulunan Karahayıt Beldesi. Burası Oteller için tahsis edilmişcesine bir yapıya sahip. Kendi içinde termal suları bulunan birçok ismi bilindik otel bu bölgede bulunuyor.

Bunun yanında, travertenlerin olduğu bölgede son yıllarda sayısı artan oteller de ihtiyaçlarınızı görecektir.

Diğer bir seçenek ise, ben şehir merkezinde kalmak istiyorum derseniz Denizli merkezdeki şehir otellerini de değerlendirebilirsiniz.

Bizi soracak olursanız biz bu sefer Karahayıt’ta bulunan Colossae Thermal Spa Hotelde kaldık ve ziyadesiyle memnun kaldık. yıllar yıllar önce gittiğim zamanlarda ise; Polat Thermal Hotel, Pamuksu Butik Hotel konaklamam olmuştu. Genel olarak memnun ayrılacağınız işletmeler. Hotel seçenekleri için ben booking.com dan sonra www.hotels.com u tercih ediyorum. Ama sizin için en iyi sonuçları listeleyen trivago için buraya tıklayabilirsiniz.

Nereleri Gezmeliyim?

Hierapolis Ören Yeri (Antik Kent): Hemen travertenlerin bulunduğu bölgede bulunan antik şehir mutlaka görülmesi gereken yerdir. Büyük bir açık alana sahip bu antik şehirde yürüyüş parkurunu takip ettiğinizde; Antik Tiyatro, Agora, Frontinus Caddesi, Gymnasium, Tritonlu Çeşme, Latrina, Apollon Kutsal Alanı, Aziz Philip Martyrionu, Nekropol, Bazilika Hamamı, Domitian Kapıısı.

Hierapolis — Antik Tiyatro

Hierapolis Antik Havuz: Bölgede çıkan sıcak kaynak suları sebebiyle binlerce yıldır şifa merkezi olmuş olan Hierapolis kentinde bulunan bu havuzun içinde antik şehir kalıntılarının içinde yüzmek mümkün. Havuz, antik ken sınırları içinde kalıyor ve ziyaret veya yüzmek için hizmet vermekte. Antik kent ücretinden ayrı bir giriş ücreti bulunuyor. Amacınız girip yüzmekse değiyor, ama yok yüzmeyecekseniz sadece fotoğraf çekmek istiyorsanız havuzun yanında bulunan cafeden bu işi yapabilirsiniz. Giriş ücreti ve açışıl kapanış saatleri mevsimsel olarak değiştiği için sizi bu işin en güncel alanına yönlendiriyorum. Güncel giriş ücreti ve saatleri için tıklayınız.

Hierapolis — Antik Havuz

Kırmızı Su: Travertenlerin bulunduğu Pamukkale'nin 5 km kuzeyinde, daha önce bahsetmiş olduğum gibi çok yıldızlı otellerin de kurulmuş olduğu Karahayıt Beldesindedir. Bölge yer altı sıcak kaynak suları bakımından oldukça zengindir. Sadece içlerindeki minerallerin farklılığı sebebi ile yer üstüne çıktıklarında hava ile temas ederler ve geçtikleri yerdeki taşların çeşitli renk almasına sebep olurlar veya kendi çözeltileri birikerek oldukları yeri çeşitli renklerle süslerler. Burada çıkan suyun içinde de karbondioksit miktarının daha az, sıcaklığın  yüksek olmasından dolayı etraf kırmızıdır ve suyun ismi de buyüzden Kırmızı Su dur. Yapılan araştırmalarla bu kaplıca suyunun insanlara iyi geldiğine inanılmaktadır. Karahayıt'ta  bulunan bu kaplıca genelde yerli halk tarafından bilinir ve kullanılır. Etrafında konaklama imkanlarının da çeşitli olması sebebi ile ilgi büyük. Beldede bulunan büyük otellerin yanında pansiyon işletmeciliğinin de gelişmiş olduğunu gördük. Herkese göre seçenek var.

 Karahayıt — Kırmızı Su

Kaklık Mağarası: Pamukkale ve Karahayıt'a yaklaşık 45 dakikalık mesafede olan bu mağara, Denizli çevresinde ziyaret edilen en uğrak yerdir. 2002 yılından bu yana ziyaret edilen bu mağaraya ilk gelişim 2004 yılında olmuştu. Mağara ilk girişinde burnunuza alışık olmadığınız bir koku gelecektir. İşte bu ağır koku suyun içinde bulunan kükürt ve karbonat minerallerinin kokusu. bu koku sebebi ile halk arasında kokarhamam pınarı diye adlandırıldığını yıllar önce gittiğimde duymuştum. Koku hiç değişmemiş ve azalmamış ki bu da iyiye işaret. Mağara oluşumuna devam edeiyor demektir. Mağara içinde yine Pamukkale Travertenlerine benzer oluşum havuzları bulunuyor, bunun yanında sarkıtlra da oluşumunu sürdürüyor. Mağaralar Yeryüzündeki yumuşak taşların zamanla içinden akan yeraltı sularının içini oyması sonucu çökerek oluşurlar. Burası da öyle bir mağara. 

Kaklık Mağarası — Denizli

Afrodisias Antik Kenti: Pamukkale'ye kadar gelmişken bu en iyi korunmuş antik şehre uğramak için elinizden gelen bütün imkanı kullanmanızı ısrarla tavsiye edeceğim sizlere. Çünkü öyle başka zaman gideriz, sonra uğrarız gibi söylemler boşına. Konum itibari ile öyle çok ana arter üzerinde olmadığı için ileriki zamanlarda o bölgede biryere giderken yol üstü canım nolacak diye uğrama şansınız olmayacaktır. Karahayıt beldesine 100 km uzaklıkta olan antik şehre ulaşım aracınızla yaklaşık 1,5 saat sürmekte. İster gün içinde gidip gelin ister dönüş yolunuzda uğramak için zaman ayırın ama mutlaka ayırın. Yerleşim olarak Aydın'a bağlı Karacasu ilçesi sınırlarındadır. Antik şehre ulaşıp gezdiğinizde ülkemizde başka bir yerde göremeyeceğiniz Antik bir stadyum karşınıza çıkacak. Beni her gidişimde etkileyen bu antik çağ stadyumunda yapılan yarışlar sanki o anda yaşıyormuşum gibi canlanır gözümde. Yine bu şehirde Afrodit Tapınağı; tansıça Afrodit için yapılmış ve şehre ismini vermiştir Afrodites.Tetrapylon, yani dört kapı anıtı da bu şehrin en görkemli yapısı. Antik Tiyatro da sizleri büyüleyecektir. Şehrin Roma dönemi sanat akımına etki ettiği ve bir heykel atölyesi olduğunu yine burada bulunan müzeden anlıyorsunuz. Bu arada bu büyülü şehir UNESCO tarafından Miras Listesine de girmeyi başarmıştır. Gittiğinize pişman olmayacaksınız.

Antik Kent ve Müze güncel ziyaret saatleri için tıklayınız.

Fotoğraflar Galerisi için TIKLAYINIZ.

Blogumdaki gezi noktalarında yer alan Antik Kent, Müze vb. yerlerin tarihleri ile ilgili bilgiler için meraklılarına özel yazı yazıyorum. İlgilenenler buradan ulaşabilirler. Afrodisias Antik Kenti Detaylı Bilgi için tıklayınız.

Teknik Bilgilerin yer aldığı detaylı yazılar için sayfamdaki SARI TABELA başlığına göz atabilirsiniz. (Uzun okumalar ve teknik bilgiler tercihe göre değişiklik gösterdiği için böyle bir alternatif sunuyorum)

 

Pamukkale ile ilgili bütün görsellere buradan ulaşabilirsiniz.

 

Afrodisias Antik Kenti-Pamukkale ulaşım haritası

 

 

Afrodisias-Tetrapylon

Afrodisias-Antik Stadium

 

Yorumlar(0)

Yorum Bırak


CAPTCHA Image   Reload Image